Fıkıh literatüründe ictihad ve şahsi görüşe başvurmaktan sakınıp, daha çok hadislerle yetinme yolunu tercih eden Islam alimlerine "Ehl-i Hadis"; Hadisi kabul etmekle beraber, insanların problemlerini çözmede şahsi görüş ve içtihadlarını da kullanan Islam alimlerine de "Ehl-i rey" tabiri kullanılagelmiştir.
Ehlü'l-hadîs, ashâbü'l-hadîs ve sâhibü'l-hadîs gibi tabirlerle, hadis öğrenim ve öğretimiyle uğraşan, râvilerin durumlarını bilen ve hadisi ilgilendiren bütün konularda söz sahibi olan kimseler kastedilmekteydi.
"Ehl" sahip ve taraftar anlamlarına geldiğinden "Ehl-i Hadis" hadis ehli, taraftarı, hadisçi; "Ehl-i rey" de, rey (yani ictihad) taraftan, yanlışı demek olur.
Ebû Hanîfe veya tam adıyla Ebû Hanîfe Numân bin Sâbit bin Zûtâ bin Mâh (Arapça: أبو حنيفة, d. 699, Kufe - ö.
Mezhebinin Özellikleri
Hadisçi (muhaddis) ve nakil ehli kabul edilen İmam Şafî'î'ye göre hadisler Kur'an'a yakın bir kaynak kabul edilir.
Ehl ise insanlar ve topluluk demektir. Başta Hz. Ali ve Hz. Fatma olmak üzere, peygamber efendimizin soyundan gelen kişileri tanımlamak için bu ifade kullanılır.
Kur'ancılar, kendilerine verilen fetvalarda "kâfir", "hayvan", "mürted" ve "münafık" olarak etiketlenmiştir. Bazı ülkelerde Kur'ancı olmak ölümle cezalandırılmaktadır.
Büyük hadis alimi: İmam Buhari.
Enes, Abdullah b. Mübârek, Ahmed b. Hanbel, Abdullah b. Abdurrahman ed-Dârimî, Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Nesâî, Tirmizî, İbn Mâce ve Hattâbî hadis ilminde imam kabul edilmiştir.
Sözlükte “şahsî görüş, düşünce ve kanaat” mânasına gelen re'y kelimesi fıkıh literatüründe “müctehidin, hakkında açık bir nas bulunmayan fıkhî bir konuda belli metotlar uygulayarak ulaştığı şahsî görüş” anlamında kullanılır (bk. RE'Y). Ehl-i re'y (ehlü'r-re'y) tabiri de “re'y taraftarı kimse veya kimseler” demektir.