Erasmus Programı ismini, Rönesans Hümanizminin önemli temsilcilerinden biri olan ve Hümanizmin babası olarak anılan Hollandalı felsefe adamı Desiderius Erasmus'tan (1465–1536) almıştır.
Hümanizm akımının dünya çapındaki temsilcilerinin başında Dante, Montaigne, Boccacio, Rabelais, Petrarca, Cervantes ve W. Shakespeare gelmektedir. Hümanizm akımı, Montaigne ile birlikte Rönesans döneminde doruk noktasına erişmiştir.
Hümanistik Yaklaşım'ın Felsefesi
Varoluşçu felsefe ve Carl Rogers ile Abraham Maslow'un araştırmaları bu yaklaşımın temellerini oluşturmaktadır.
Hümanizm terimi 19. yüzyılın başlarında, 15. yüzyıl İtalya'sında klasik edebiyatla ilgilenen kimseler için söylenen umanista sözcüğünden kökenlenir. Hümanizm asıl gücüne 15. yüzyılda ulaştı ve bu 16. yüzyılın sonuna kadar devam etti.
Hümanizm Ne Zaman Ortaya Çıkmıştır? Hümanizm; 14. yüzyılda İtalya'da doğmuştur. Bu düşüncenin doğuşunda, kilise ve devlet baskısına dayanan Ortaçağ zihniyetine karşı özgür düşüncenin tepkisi ve eski Yunan ve Latin edebiyatlarına duyulan hayranlık rol oynamıştır.
Erasmus Programı ismini, Rönesans Hümanizminin önemli temsilcilerinden biri olan ve Hümanizmin babası olarak anılan Hollandalı felsefe adamı Desiderius Erasmus'tan (1465–1536) almıştır.
Ancak hümanizm akımının kurucusu ve en önemli temsilci ise Hollandalı bilgin Desiderius Erasmus'tur. Hümanizm akımını benimseyenler arasında Dante, Cervantes, W.Shakespeare, Rabelais, Petrarca, Montaigne, Jean Paul-Sartre, Albert Einstein, Umberto Eco ve daha pek çok isim bulunmaktadır.
Bu yaklaşım, insanlara yeterli özgürlük ve yeterli duygusal destek verildiğinde geliştiklerini, ancak böylece insan olma işlevlerini bütünüyle yerine getirebilen bireyler olabildiğini savunur.
HÜMANİZM (İNSANCILIK): 1-Hümanizm, 14. yüzyılda İtalya'da doğan, insanı evrende tek ve en yüksek değer olarak gören, insanı geliştirme ve yüceltmeyi amaçlayan bir düşünüştür. 2-İnsan aklını, etik ve adalet kavramlarını temele alan, batıl inanışları ve doğaüstü olan her şeyi yadsıyan bir dünya görüşüdür.
Hümanistik veya varoluşçu-hümanistik veya insancıl terapi, hümanistik psikoloji yaklaşımından hareketle oluşan, duygusal yönden rahatsız insanlar yerine psikolojik olarak sağlıklı insanlar üzerine odaklanan bir terapi biçimidir.