MÜREBBİYE (HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR)
Hüseyin Rahmi'nin yanlış batılılaşmanın aile üzerindeki etkilerini işlediği romanı. Mürebbiye'nin konusu kısaca şöyledir: Dehrî Efendi, Mülkiye memurluğundan emekli, fen ve edebiyata meraklı, Fransızcaya hâkim, varlıklı bir aile babasıdır.
Anjel, Mürebbiye4 romanının baş kahramanıdır. Geçmişi çok karanlık, Parisli bir hayat kadını olan Anjel, ahlâklı, dindar ve namuslu Matmazel Anjel olarak, Dehri Efendi'nin konağına mürebbiyelik etmek için girer.
Hüseyin Rahmi en ciddi konuları bile mizahi bir üslupla eğlenceli şekilde vermiştir. Mürebbiye romanı muhafazakâr bir Osmanlı ailesine öğretmen olarak girmeyi başaran Parisli bir fahişenin konağın bütün erkeklerini baştan çıkarmasını anlatır.
Hüseyin Rahmi'nin Mürebbiye romanında, bugüne göre kalabalık sayılabilecek bir aileyle karşılaşırız. Olayların cereyan ettiği Dehrî Efendi ailesi Boğaz kıyısında bir yalıda oturmaktadır. Dehrî Efendi'nin, hayatta olmayan hanımından Şem'î adlı bir oğluyla Melâhat adında bir kızı vardır.
Ankara (roman) - Vikipedi.
Şıpsevdi (roman) Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın 1911 tarihli romanı. Romanın ana karakteri Meftun Bey'dir. Meftun Bey okumak için gittiği Fransa'nın Paris kentinde yıllarca kalır, fakat buraya asıl geliş sebebini unutup, eğitim görmekten kaçar.
Roman, genç bir kadın olan Ulviye Hanım'ın başından geçen maceraları, aşk, intikam, suç, ceza, adalet kavramlarını, ilişkiler yumağında ilgi çekici ve yer yer abartılı bir şekilde okuyucuya aktarır. Romana adını Dürdane Hanım vermiş olsa da baş karakter Ulviye Hanım, nâm-ı diğer Acem Ali Bey'dir.
"Mürebbiye" kelimesi Arapça kökenli olup, Türkçe'ye Arapçadan geçmiştir. "رَبَّى" (rabbā) kökünden türetilmiştir ve "terbiye etmek, eğitmek" anlamında kullanılır. Anlamı: "Mürebbiye", genellikle çocukların eğitim ve terbiyesiyle ilgilenen, onları yetiştiren, eğiten kadın anlamında kullanılır.
Bir Kayıplar Romanı: Çelo
Yapacak hiçbir şeyi kalmayan ve hem maddi (miras) hem de manevi (Kezik, aşk, gelecek) olarak elindeki her şeyi kaybeden Çelo, amcasıyla son kez ko- nuşmak üzere öfke dolu bir şekilde tarlaya gider. Eset Çavuş ile tartışan Çelo, elindeki kama ile amcasını öldürür.
Bu eser, Gürpınar'ın roman sanatına dair hünerlerini sergilediği başyapıtıdır. 1901'de başlanmasına rağmen, sansürün etkisiyle 1908 yılında tamamlanabilen eserde, yazarın toplum için problem olduğunu düşündüğü temaları ele aldığı görülür.