Veysel ortalarda kalır' diye onu Esma adlı bir kızla evlendirirler. Sözde acıları dindirecek, Veysel'e sahip çıkacak bir eştir Esma. Oysa o, Veysel'in acılarını çoğaltmıştır. Veysel'in, Esma'dan iki çocuğu olmuştur.
Annesinin adı da Gülizar'dır. Çocukluğu ve gençliği köyde geçmiştir. Veysel, iki iki kere evlenmiştir. Eşlerinin adı Elif ve Gülizar'dır.
◾ Günlerden bir gün, Âşık Veysel hasta yatarken eşi Esma'yı kandırarak kaçırdı, bu yanaşma. Acısına bir acı daha eklendi büyük ozanın… ◾ İşte bu olay sırasında Aşık Veysel'in kaçan eşinin ayakkabısının içine para koyduğu anlatılır.
Filmde sekiz yıllık evliliğin ardından Veysel'i terk ederek kaçan ilk eşi Esma ile ilgili hikaye de anlatılmıştı. Bu hikaye yıllarca “Çarık Hikayesi” olarak dilden dile dolaştı. Erol Evgin'in de bir TV programında göz yaşı dökerek aktardığı hikayeye göre Aşık Veysel eşinin kendisini terk edeceğini anlamıştır.
25 Ekim 1894 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesi Sivrialan köyünde doğdu. Asıl ismi Veysel Şatıroğlu'ydu. Aşıklık geleneğinin temsilcilerinden olması nedeniyle Aşık Veysel adıyla tanındı.
Babasının, Âşık Veysel'e oyalanması için aldığı bağlamayla önce başka ozanların türkülerini çalmaya başladı. 1930 yılında Sivas Maarif Müdürü olarak görev yapan Ahmet Kutsi Tecer ile Kutsi Bey tarafından düzenlenen bir şairler gecesinde tanıştı.
Alevi ve Bektaşi geleneğine mensup halk ozanlarından biri olan Âşık Veysel, âşık edebiyatının geleneksel bütün unsurlarını şiirinde barındıran, yirminci yüzyılın bu alandaki en önemli temsilcilerinden birisidir.
Aşık Veysel, 25 yaşına geldiğinde Esma adında bir kızla evlendi. Ancak kısa bir süre sonra anne ve babasını kaybetti. İkinci çocuğuysa doğumundan 10 gün sonra öldü. Daha sonra karısı Esma onu bırakıp gitti.
Sonuç olarak Âşık Veysel'in üstün bir müziksel yeteneğe sahip olduğu, bu yeteneğinin çevresel etmenlerle ilişkili olduğu, görme engelli olmasının yeteneğine önemli katkı sağladığı ve müziksel yeteneğin en önemli göstergelerinden olan ezgisel hafızanın Veysel'de üst düzeyde var olduğu tespit edilmiştir.
Geldiği ilk gün geline 1, 3, 5 tane yumurta pişirilip yedirilirse çocuğunun çok olacağına inanılır. Bir kısım kimseler tarafından düğün günü, gelinin ayakkabısının içerisine para konulur, bu parayı alıp saklayan kişinin gelecekte zengin olacağına inanılır.