Antik Yunan felsefelerinden Platon, Aristoteles, Epiküros ve Yeni-Platonculuk felsefeleri bu dönemin oluşumunda etkili olmuştur.
Bu eserlerin önemi, iyi bir yaşam düzeni kurulmasına düşünsel bir katkı sağlamasıdır. 15-17. yüzyıl felsefesinin öne çıkan düşünürleri Nicolaus Kopernik, Francis Bacon, Galileo Galilei, Isaac Newton'dır.
15-17. yüzyıl, bilim ve bilimsel yöntemin geliştiği dönemdir. Gözlem, kontrollü deney, hipotez ve matematiksel hesaplama bilimin yöntem kazanmasına katkı sağlamıştır. 'Doğaya egemen olmak' düşüncesi gelişmiştir. Tartışılmaz otorite kabul edilen Aristoteles'in bilim anlayışı sarsılmıştır.
Sanat alanında yenileşmeyle başlayan 15. yüzyıl, bilim ve felsefenin önünün açıldığı bir dönemdir. Rönesans ve Reform hareketleri, 17. yüzyıl düşünce ortamını hazırlamıştır. Bu dönemde gelişen bilim ve teknikteki gelişmelerle özellikle coğrafi keşifler, Akıl Çağının oluşmasını sağlayan önemli unsurlardır.
Başlıca temsilcileri Michel Foucault, Jacques Derrida, Ernesto Laclau, Jean Baudrillard, Julia Kristeva, Gilles Deleuze gibi isimlerdir.
Antik Yunan felsefelerinden Platon, Aristoteles, Epiküros ve Yeni-Platonculuk felsefeleri bu dönemin oluşumunda etkili olmuştur.
Hristiyan felsefesi, MS 2. yüzyıldan günümüze kadar Hristiyanlar tarafından ortaya konulan ve tartışılan felsefî fikirlerdir. Katolik Kilisesi'ne mensup bir Hristiyan filozof olan Thomas Aquinas.
Hukuk felsefesi açısından 15-17. yüzyıl felsefesinde ütopyalarla karşılaşılır. Ütopya, hayalî bir devlettir. İstenilen ideal yönetim ve toplum, bu hayalî devlette tasarlanır. Bunlar arasında Thomas More'un “Ütopya” adlı eseri bu tür eserlere isim olmuştur.
Hukuk felsefesi açısından 15-17. yüzyıl felsefelerinde ütopyalarla karşılaşılır. Ütopya, hayalî bir devlettir. İdeal yönetim ve toplum, bu hayalî devlette tasarlanır.
Platon ve Aristotales'in görüşleri 15-17. yüzyılda Avrupa'yı derinden etkilemiştir. 15-17. yüzyılda Hristiyan Felsefesinin savunduğu inancın temel alınması gerektiği düşüncesi yerini aklın temele alınması görüşüne bırakır. Akıl inançtan bağımsız hale gelir. Hümanizm anlayışı doğar.