Müslümanlarca; Aristoteles, Farabi'den sonraki üçüncü öğretmen yani "Muallim Salis" olarak bilinir. İran'ın Rey kentinde 940'ta (hicri 320) doğdu. Aktif politik kişiliğini filozof rolüyle birleştirdi. Tarihçi yönü de olan Miskeveyh Bağdat, İsfahan ve Rey şehirlerindeki Büveyhî Hanedanı'na hizmette bulundu.
2. Muallim-i Evvel: Aristoteles. “İlk Öğretmen (Muallim-i Evvel)” olarak adlandırılan ve felsefe dünyasına yaptığı katkılarla da tanınan Aristoteles, eğitimin ve öğretmenlerin önemini her zaman vurgulamış.
İslam dünyasında felsefe alanında Mualim-i Evvel (İlk Öğretmen) denen Aristo ile kıyaslanacak kadar büyük bir şöhrete sahiptir ve Muallim-i Sani (İkinci Öğretmen) olarak anılır. Batı dünyasında "Alpharabius" olarak tanınır.
Osmanlı döneminde örgün eğitim kurumlarında öğretmenlik mesleğinin ilk karşılığı, sıbyan mekteplerinde görev yapan muallimler ve medreselerde görev yapan müderrisler ile karşımıza çıkmaktadır.
Felsefe söz konusu olduğunda “Muallim-i Evvel”in yani ilk öğretmenin Aristo olduğu kabul edilir. Bu tabir Aristo'nun Batılı kaynaklarda Magister Primus (İlk Usta) olarak anılmasından kaynaklanır.
İslam Felsefesi'ndeki 3 öğretmen: Muallim-i Evvel (Birinci Öğretmen): Aristoteles. Muallim-i Sani (İkinci Öğretmen): Farabi. Muallim-i Salis (Üçüncü Öğretmen): İbn Miskeveyh.
Adana'da Himmetli İlk ve Ortaokulu'nda görevli öğretmenler Pınar Kılıç, Dilek Altıparmak, Ümmühan Dilbilir ve Rahime Topak'ın bulunduğu otomobilin üzerine Feke yolunda heyelan nedeniyle kaya devrildi. Kaya altında kalan otomobildeki 4 öğretmen hayatını kaybetti.
İbn Miskeveyh (Farsça : ابن مسکویه) (Arapça : مسكويه) (Ahmed bin Muhammed Miskeveyh) (940-1030) Fars asıllı ünlü Şii filozoftur. Müslümanlarca; Aristoteles, Farabi'den sonraki üçüncü öğretmen yani "Muallim Salis" olarak bilinir. İran'ın Rey kentinde 940'ta (hicri 320) doğdu.
Aynı zamanda gökbilimci, mantıkçı ve müzisyen de olan Farabi, yorumları ve incelemeleri sayesinde Orta Çağ'ın en önemli aydınları arasında yer alıyor. "İlk Muallim (öğretmen)" Aristoteles'den sonra, "İkinci Muallim" unvanıyla tanınmış; felsefe ve düşünce tarihinde bu unvanla anılmıştır.
Farabi'ye ait eserlerin büyük bir kısmı mantık ve dil felsefesine ilişkindir. İbn Haldun, esasen mantık alanındaki önemli çalışmaları dolayısıyla Farabi'ye ikinci öğretmen anlamında muallim-i sânî unvanı verildiğini belirtir.