Hammâmîzâde İsmâil Dede Efendi (9 Ocak 1778, İstanbul - 29 Kasım 1846, Mekke), Türk hânende, neyzen ve bestekâr. Babası geçimini hamam işletmeciliğiyle sağladığı için kendisine "Hammâmîzâde" denilmiştir. Ancak günümüzde "Dede Efendi" diye anılır.
Diğer dokuz bestekâr imâm-ı sultânîler de Şâmî Yusuf Efendi, Edirneli İbrahim Efendi, Arabzâde Abdurrahman Bâhir Efendi, Çavuşzâde Mehmed Emin Efendi, Kırımlı Hafız Ahmet Kâmilî Efendi, Sadullah Efendi, Kazasker Mustafa İzzet Efendi, Medenî Aziz Efendi ve Tanbûrî Ali Efendi'dir.
Dînî mûsikîyi asırlara göre ele aldığımızda XVII. asırda gelişmeye başlamış, XVIII. asırda çok sayıda eserler verilmiştir.
El-Kindi'nin Müzik Anlayışı:
Kindi'ye göre, müziğin de içinde yer aldığı matematik bilimleri bilmeyen biri, ömrünün sonuna kadar felsefe okusa da anlayamaz sadece yazılanları tekrarlamış olur. O, müzik nazariyatı üzerine eser veren ve eserleri günümüze ulaşan ilk müzik kuramcısıdır.
Hammâmîzâde İsmâil Dede Efendi (9 Ocak 1778, İstanbul - 29 Kasım 1846, Mekke), Türk hânende, neyzen ve bestekâr. Babası geçimini hamam işletmeciliğiyle sağladığı için kendisine "Hammâmîzâde" denilmiştir. Ancak günümüzde "Dede Efendi" diye anılır.
Türk müziği tarihinin en büyük besteci ve virtüözlerinden biri olan Tanburi Cemil Bey'i saygıyla anıyoruz. Tanburi Cemil Bey Anısına, bugün 13.25'te TRT Müzik'te.
Kâmet: Kâmet, kelime olarak “dikilmek-ayakta kalmak-başlamak” anlamlarına gelir. Farz namazlardan önce, namazın başladığını cemaate bildirmek amacıyla, Ezâna göre daha hızlı ve biraz daha alçak sesle okunan bir çeşit “Cami müziği formu” anlamına gelmektedir.
Türk dinî mûsikisi, nitelik bakımından cami mûsikisi ve tekke (tasavvuf) mûsikisi olmak üzere iki türde incelenmiştir. Ortak birçok vasıfları olmakla beraber cami ve tekke mûsikilerinde ayrı ayrı üslûp ve tavırların mevcut olduğu bilinmektedir.
Dini musikinin hayatın sonraki yıllarında da önemli bir araç olarak kullanılabildiği görülmektedir. Yapılan eğitim uygulamalarında dini musiki kullanımının hem öğrencilerin akademik başarısını artırmada hem de dini duygu ve heyecan vermede daha verimli olduğu görülmektedir.
Türk dinî mûsikisi, nitelik bakımından cami mûsikisi ve tekke (tasavvuf) mûsikisi olmak üzere iki türde incelenmiştir. Ortak birçok vasıfları olmakla beraber cami ve tekke mûsikilerinde ayrı ayrı üslûp ve tavırların mevcut olduğu bilinmektedir.