Paul Lazarsfeld ve Elihu Katz; insanların bir adaya oy vermede ya da hangi ürünü tüketeceklerine karar verme sürecinde iletişimi iki aşamalı akış (two step flow) olarak adlandırdıkları modelle açıklamaktadırlar (Bourse & Yücel, 2012: 86).
İki Aşamalı Akış Kuramı, medya sosyolojisinde dominant bir kuramdır (Gitlin, 1978:205). Lazarsfeld ve arkadaşları bu kuramı, 1940 ABD Başkanlık seçim kampanyalarının kamu üzerindeki etkilerine ilişkin gerçekleştirdikleri deneysel bir inceleme sonucunda ortaya koymuşlardır.
İki aşamalı akış modeli, fikirlerin kitle iletişim araçlarından kanaat önderlerine, oradan da geniş nüfusa yayıldığı görüşünü ileri sürer. ¨İki Aşamalı Akış Kuramı¨ 1940'lı yıllarda kitle iletişim araçlarının etkileri üzerine yapılan ampirik çalışmalar içinde geliştirilmiştir.
Lazarsfeld Amerikan toplumun tarihsel analizinden hareketle siyasal iktidarın yurttaşlar, hükümet ve kitle iletişim araçları arasında biçimlendiğini sonucuna varmıştır. Bu üç köşeli ilişki karmaşık ve bazen şaşırtıcı ittifaklar ürettiğini savundu. Önerdiği model ile güçler ayrılığını savunuyordu.
Lazarsfeld ve arkadaşları yaptıkları araştırmalar sonucunda, medyanın seçim kampanyalarının, insanların oy verme davranışı üzerinde doğrudan ve birebir çok etkisinin olmadığını, ancak yüz yüze iletişimin veya bireyler arasındaki etkileşimin önemini koruduğunu ifade eder.
Mihaly Csikszentmihalyi'nin akış teorisi, insanların en yüksek performanslarını ve en büyük tatmin duygularını yaşadıkları durumu tanımlar.
Kanaat Lideri kavramı, psikolojik bir kavram olup, fertlerin ve toplumların anlama ve kavrama farklılıklarından ötürü, bir gruba veya topluluğa sosyal mesajları veya sosyal olayları, onların anlayacağı ve kavrayacağı dilde anlatan liderdir. Kanaat lideri, kendi grubu gibi yaşar.
Riley ve Riley'nin Sosyolojik Modeli
Riley ve Riley'e göre, gönderici iletisini aynı sistem içindeki öteki kişilerin ve grupların etkinlikleri ve umduklarına uygun bir şekilde gönderir. Riley ve Riley, iletişim sürecine etki eden faktör olarak toplumsal grupların önemine dikkat çekmişlerdir.
Ana Akım Yaklaşımı medyanın amacını belirler ya da toplumsal süreçlerden soyutlar. Bu yaklaşımın temel amacı, toplumsal kontrol, ikna ve davranış değişikliklerine karşı bilgi toplamaktır. Böylece insanların tutum ve davranışlarını etkileyerek insanları kendi istedikleri yönde davranış değişikliğine yöneltmektedir.
Özet : Halkla İlişkiler Yönetimi, çağdaş halkla ilişkiler çalışmalarının tasarlanması ve yürütülmesinde dört adımlı bir süreci kabul eder: araştırma, planlama, yürütme ve değerlendirme.